Mustafa Kemal Atatürk

CUMHURİYET KADIN’A YAKIŞIYOR!

Sarıyer Belediyesi’nin düzenlediği Cumhuriyet Haftası etkinliklerinin altıncı gününde ”Cumhuriyet ve Kadın” söyleşisi gerçekleştirildi. Cumhuriyet Haftası 29 Ekim Pazar akşamı Kefeliköy’den başlayacak Cumhuriyet Yürüyüşü ile son buluyor.
28 Ekim 2017 / 28 Ekim 2017
Mahalle : Tüm Sarıyer

Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Cumhuriyet Haftası etkinliklerinin altıncı gününde, “Cumhuriyet ve Kadın” başlıklı söyleşi yapıldı. Sarıyer Belediyesi Kadın Voleybol Takımı ve çoğunluğu kadınlardan oluşan vatandaşlar, “Cumhuriyet Yürüyüşü” öncesi salonu hınca hınç doldurdu.

 

Önay Alpago, İclal Aydın ve Sema Moritz’in konuk olduğu söyleşinin Moderatörü Tuna Serim, sözlerine, “Bu başlık altında böyle bir konuşmayı bir daha yapabilecek miyiz?” diyerek başladı.

 

MED VE CEZİR

 

Eski Bakan ve Akademisyen Önay Alpago, Anadolu topraklarının bir dönem, kadının yönetimde söz sahibi olduğu, devletin, “Hatun ve Hakan buyuruyor ki” diye başlayan fermanlarla yönetildiği bir süreçle “Med” dönemini yaşadığını kaydetti. Osmanlı döneminde ise kadının nüfustan silindiğini ve ilk nüfus sayımında, yalnızca erkeklerle hayvanların sayıldığını kaydetti. Cumhuriyet’in her şeyden önce bir kadın devrimi olduğunu vurgulayan Alpago, öncesinde 10 milyonluk nüfusun 9 milyonunun okuma yazma bilmediğini, kadının ise okuma yazma bilenler arasında yüzde üçlük kısmı temsil ettiğini şu sözlerle anlattı: “1930’larda Atatürk Türkiye’de kadına seçme ve seçilme hakkını verdiğinde, Avrupa’nın Fransa’sı, İtalya’sı, İspanya’sı bundan yıllar sonra aynı haklara kavuşacaktı.”

 

İCLAL AYDIN: ALKIŞLAR CUMHURİYET KADININA

 

İclal Aydın, okuma yazma bilmeyen dedesinin yokluklara rağmen, cumhuriyetle tüm çocuklarını okuttuğunu ve o rüzgârla ilk kitabını babaannesine verdiğini anlatarak, cumhuriyet kadınını salona alkışlattı. Aydın finalde, Nazım Hikmet’in “Karıma Mektup” şiirini seslendirdi.

 

MÜFTÜYE NİKÂH YETKİSİ

 

Önay Alpago, müftülere nikâh yetkisinin, “Devrim Kanunu” sayıldığını ve sadece Anayasa ile değiştirilebileceği tespitini yaparak konuşmasına başladı.

 

Alpago, konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, bir dede olduğunu anımsatarak, kendisinin de, bir babaanne sıfatıyla müftülere nikâh yetkisinin sakıncalarını içeren bir mektup yazdığını ama cevap alamadığını kaydetti. Algago, yanıtın, Anayasaya aykırı olarak ve torba yasayla çıkarılan, müftüye nikâh yetkisiyle verildiğini, ifade etti.

 

AYIRIMCILIK NİKÂH EVRESİNE TAŞINDI!

 

Çıkan yasa ile insanların daha evlenirken kim dini, kim belediye nikâhıyla evlenmiş ayırımına tabii tutulduğuna işaret ederek, “Laik ya da değil ayırımına tabii tutarak, ayırımcılığı nikâh evresine taşıdılar” dedi.

Batılı Hıristiyan toplumlardaki dini nikâh örneğinin bir kandırmaca olduğunu anımsatan Alpago, Türkiye’de ruhbanlık olmadığını ve Batılı toplumların aştığı laiklik konusunda, Türkiye’de kritik bir dönemden geçildiğini söyledi. Alpago, “Gerekli midir?” diye bakıldığında, insanların resmi nikâhtan önce zaten dini nikâh yaptırabildiğine işaret ederek, müftülüklere nikâhın, söylenen herhangi bir ihtiyaca yanıt olarak çıkmadığına dikkat çekti. “Müftülükler” kelimesi ile Alpago, aslında yasanın köylerde imamlara nikâh yetkisi taşıdığına dikkat çekerek, sözlerini şöyle bitirdi: “Öyle bir med gelecek ki, tsunami!..”

Sarıyer Belediye başkanı Şükrü Genç, finalde, konuşmacılara çiçek verdikten sonra yaptığı konuşmada, Cumhuriyet’in yaşanmadan birilerine anlatılamayacağını belirterek,“Bıkmak usanmak yok, nehir olacağız! Belki çok gerilerden geliyoruz ama denize ulaşacağız sonunda” dedi.

Başkan Genç sözlerini Hasan Hüseyin Korkmazgil’in“Nehirlere aka aka” şiiriyle bitirdi. 

Fotoğraf Galerisi