Sarıyer Tarihi

Sarıyer İsmi

İlçenin bugün Sarıyer olan ismi sırasıyla; Simas’tan Skletrinas’a, daha sonra Mezarburnu (Mesarburnu), Altınyer, Sarıyarve son olarak da Sarıyer olmuştur. Sarıyer’in ilk ismi Simas’ın, anlamı “Kutsal Ana” olarak bilinmekte ancak bazı kaynaklarda “Kutlu/Güzel Akarsu” veya “Kutlu/Güzel Su” olarak da geçmektedir.

İlçenin ismine ilişkin başlıca iki rivayet vardır: İlk rivayet göre, ilçede yıllarca altın ve bakır madeni çıkarıldığı için bugünkü Maden Mahallesi ile Şifa Suyu arasında sarı renkte yarlar oluştu. O nedenle ilçenin ismi önce Sarıya oldu, sonra da Sarıyer’e dönüştü. Bir diğer rivayet ise Sarıyer isminin aynı semtte yatan “Sarıbaba” isimli bir şahıstan geldiğidir.

Kısa Tarihçe

Eski çağlarda boş arazi ve tepelerden ibaret olan Sarıyer, gerek Antik Çağ’da gerekse Bizans döneminde belli başlı yerleşim merkezleri arasında değildi. Bizans İmpatorluğu döneminde kıyı kesimlerinde çok az yerleşim alanı vardı. Bunlar özellikle kıyılardaki koylarda bulunan bazı ayazma, kilise, eski liman, sarnıç ve eski kaleler çevresindeki birkaç hanelik küçük kırsal yerleşmelerden oluşuyordu. Burada yaşayanlar geçimlerini genellikle balıkçılıktan sağlıyorlardı.

İstanbul’un 1453 yılında Osmanlı İmpatorluğu tarafından fethinden sonra Anadolu’dan ve Adalar’dan getirilen göçmenlerin yerleştirilmesiyle Sarıyer’de iskan başladı. Osmanlı döneminde devletin ileri gelenleri tarafından bölgeye birçok çeşme, av köşkü, konak ve sahilhane adı verilen yalı yaptırıldı

Boğaz kıyısındaki küçük köylerin gelişmeye başlaması 16. ve 17. yy'lara rastlamaktadır. Bu dönemde Sarıyer, Yeniköy ve Rumeli Hisarı gelişmiş birer köy haline geldi. 18. yy'a gelindiğinde saraya yakın bazı kişilere ait yalılar bu kıyıda belirmeye başladı. Padişah izniyle bazı gayrimüslim ailelerin bu köylere yerleşmeleri de aynı yüzyıla rastlar.

19. yy'ın başlarında şayak ve fes boyama sanatını öğretmeleri için Trakya'dan bazı köylüler İstanbul'a getirildi ve Baltalimanı ile Emirgan arasına yerleştirildi. Bu köylülerin yerleştirildiği Baltalimanı ile Emirgan arasındaki alan Boyacıköy olarak adlandırıldı.

Sarıyer’in Boğaz kıyısındaki semtleri, 1960’lı yıllara kadar, daha çok yaz aylarında kalabalıklaşan sayfiye yeri niteliği taşıyordu. Özellikle yolların yapılması ve sahil yolunun genişletilmesinden sonra boş alanlar yerleşime açıldı. Bu nedenle bugünkü yerleşim olgusunun temeli de atılmış oldu: Kıyı kesimlerinde ve kıyı yakınlarında üst düzey gelir gruplarına ait yalılar ve köşkler, sırt biçiminde uzanan tepelerde ise gecekondular…

Coğrafi Konum

İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasının kuzeyinde yer alan Sarıyer, kuzeyde Karadeniz, batıda Eyüp, güneyde Beşiktaş ve Şişli ilçeleri ile komşudur. İlçe Çatalca Yarımadası’nın en doğu kesiminde yer alan sırtın, bir yandan İstanbul Boğazı’na, öbür yandan da kuzeyde Karadeniz’e doğru alçalan bölümlerden oluşmaktadır.

Karadeniz’e ve İstanbul Boğazı’na kıyıları olan Sarıyer’de yerleşim sahil boyunca uzanmaktadır. Sahil sınırı Aşiyan’dan başlayıp Karadeniz kıyılarına kadar uzanmaktadır. Sarıyer merkez olmasına rağmen Boğaz’da Rumelihisarı’ndan başlayan sınır boyunca dizilen Emirgan, İstinye, Yeniköy, Tarabya, Büyükdere önemli semtler arasındadır.

İlçenin Karadeniz’e bakan sahilleri dik yamaçlı ve ormanlık olmakla birlikte plaja elverişli kumsalları da bulunmaktadır. Karadeniz kıyısı, Kumköy’ün doğusunda oldukça girintili çıkıntılı, batısında ise düzdür. Koylar daha çok dere ağızlarındadır.

Karadeniz’den İstanbul Boğazı girişte, Garipçe ve Rumelifeneri kaleleri karşılamaktadır. Boğaz açıklarında yer alan kayalıklara Öreke Adaları denilmektedir. Boğaz kıyıları oldukça girintili çıkıntılıdır. Sahildeki en önemli koylar Büyükdere, Tarabya ve İstinye; başlıca burun ise Yeniköy’dür.

Mücavir alanda, Karadeniz kıyısında Kilyos(Kumköy), Kısırkaya, iç kesimlerde Gümüşdere, Uskumruköy, Zekeriyaköy, Demirciköyve Bahçeköy bulunmaktadır. Boğaz girişinde ise Rumelifeneri, öngörünümde ise Garipçe Köyü yer almaktadır.

İklim

İstanbul gibi, Sarıyer’in de bütününü belli bir iklim tipi içinde değerlendirmek çok zordur. İlçemiz coğrafi konumu ve fiziki coğrafya özellikleri nedeniyle aynı enlemdeki birçok yerleşimden farklı özellikler taşımaktadır.

Boğaziçi, Akdeniz ve Orta Avrupa, Kuzey bölgesi Batı Karadeniz iklimi karakterindedir.

Sahil şeridinde mevsimine göre değişen antisiklon ve siklon hava akımları bölgeye kuru ve durağan hava şartları, depresyonlar ise bol yağış getirmektedir. Bölge kış mevsiminde yağış fazla, yaz aylarında ise rüzgarlar sabit, yağışlar azdır.

İlçemiz sınırları içerisindeki ortalama sıcaklık +20 derece, ölçülebilen en yüksek sıcaklık ise +40 derecedir. Yılda ortalama 727 kg yağmurun düştüğü ilçemizde, kışın kar 10-12 gün yerde kalmaktadır.

Konumu ve Yüzölçümü

Sarıyer ilçesi yaklaşık olarak 41 derece kuzey enlemi ile 29 derece doğu boylamının kesiştiği noktada bulunmakta, mücavir ve yoğun yerleşik alan toplamı 14,600 hektar’dır.

Sarıyer Dereleri

Bizans ve Osmanlı dönemlerinde İstanbul’un su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Sarıyer dereleriyle ünlüdür. Geçmiş dönemlerde şifalı olan sularından artık eser kalmayan Sarıyer’de küçüklü büyüklü birçok dere vardır. Bu derelerin bir bölümü Haliç’e, bir bölümü Boğaz’a bir bölümü de Karadeniz’e akmaktadır.

Haliç’e akan dereler: Göksu Deresi, Şeytandere, Ayazağa Suyu Kağıthane Deresi. Boğaz ve Karadeniz’e akan dereler: Mandıra Deresi, Sarıyer Deresi, Büyükdere, İstinye Deresi, Çelebi Deresi, Tarabya Deresi, Bakla Deresi, Maltız Deresi, Tuz Dere, Kömdere, Kurşunsuyu, Çimendere, Sipahi Deresi, Uzundere, Keten Deresi, İskender Deresi, Kavak Deresi,Çırçır Suyu Kestane Suyu ve Baltalimanı Deresi.

Su Bentleri ve Kemerleri

Kaynak suları açısından önemli bir potansiyele sahip olan Sarıyer’de Osmanlılardan kalan en önemli eserler arasında su bentleri ve su kemerleri de önemli yer tutmaktadır.

Açık su depoları olarak da bilinen, kaynak ve yağmur sularını toplamak için Osmanlı döneminde kurulan Sarıyer Belgrad Ormanları'ndaki bentler görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir.

İdari Durum

Sarıyer 1930 yılına kadar Beyoğlu ilçesi ile Çatalca Vilayeti sınırlarına içerisindeydi. Cumhuriyet döneminde bugünkü Sarıyer sınırları içerisindeki yerleşimler, gelişimi donmuş köyler biçimindeydi. Kırsal alandaki köyler Kilyos Nahiyesi’ne, Kilyosise Çatalca Vilayeti’ne; Boğaz kıyısındaki kesimi ise Beyoğlu ilçesine bağlıydı.

1930 yılında yapılan yönetsel düzenleme ile bugünkü Sarıyer ilçesi kuruldu. İlçede ilk belediye seçimi 1984 yılında yapıldı. 1990'larda belediye olan Bahçeköy Beldesi 2008 yılında feshedilerek mahalleye dönüştürüldü.

Sarıyer, bir ilçe belediyesi, 27 mahalle ve 8 köyden oluşmaktadır. Köyler: Kumköy (Kilyos), Demirciköy, Garipçe, Gümüşdere, Zekeriyaköy, Kısırkaya, Rumelifenerive Uskumruköy.

Nüfus

2010 nüfus sayımına göre Sarıyer İlçesi'nin nüfusu 280.802'dir. Bu sayının yaklaşık yüzde 10'u  (27.153) kırsal alanda yaşamaktadır.

En son 2007 yılında yapılan nüfus sayımına göre Sarıyer’in nüfusu 276,407'dir. Nüfusun yaklaşık yüzde 10'u (28,774) köylerde yaşamaktadır. Ancak, ilçenin nüfusu bugün 400.000’e yaklaşmıştır. Yıllık nüfus artış hızı İstanbul ortalamasının altındadır.

Medeni Durum

2008 yılı verilerine göre, ilçemizde evli nüfusu sayısı 134,153 kişidir. Bunlardan 67,035’ini kadınlar, 67,118’ini ise erkekler oluşturmaktadır.

28,725’i kadın, 38,448’i erkek olmak üzere toplam 67,173 kişi ise hiç evlenmemiştir.

Boşanan 9,246 kişiden ise 5,735’ini kadınlar, 3,511’ini ise erkekler oluşturmaktadır.

Nüfusun Dağılımı

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) 2008 yılı verilerine göre, Sarıyer’de toplam nüfusun 252,986’sı ilçe merkezinde, 24,386’sı ise köylerde yaşamaktadır.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK) 2008 yılı verilerine göre, Sarıyer’de toplam nüfusun 137,816’sı kadın, 139,556’sı ise erkektir.

Toplam nüfusun yarısına yakını genç ve çalışabilir nüfustan oluşmaktadır.

Sosyal-Ekonomik Yaşam

Sarıyer ilçesi yıllarca bir sayfiye semti olarak algılandığından ilçe ekonomisinde sanayi hiçbir zaman önemli yer tutmamıştır.

Geçmiş yıllarda ilçede kibrit, kablo ve vinç fabrikaları ile İstinye'de tersane kurulmuştur. Ancak, fabrikalar başka bölgelere taşınmış, tersane ise kaldırılmıştır. Bu nedenle ekonomik olarak faal olan nüfusu oluşturan kesim, daha çok ilçe dışında çalışmaktadır.

İlçenin en canlı ekonomik etkinlik alanını hizmet işkolu oluşturmaktadır. Kıyı boyunca hizmet veren başta balıkçı restoranları olmak üzere lokanta, bar gibi işyerleri büyük ilgi çekmektedir.

Birçok holding merkezi, Türkiye’nin tek borsası İMKB, Türkiye Futbol Federasyonu ile ABD, Avusturya, Çin ve Irak başkonsoloslukları Sarıyer ilçe sınırları içerisindedir.

Sarıyer’de Yerleşim

Sarıyer sahilde yalılar, villalar, siteler ve tepelerde gecekondulardan oluşmaktadır. İlçenin kuzeyinde ise modern köyler kurulmuştur.

Yerleşimdeki bu farklılık Sarıyer’deki kültürel ve toplumsal çeşitliliği de beraberinde getirmiştir.

Sarıyer’de Ortak Yaşam

Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapan İstanbul’un en güzel ilçelerinden biri olan Sarıyer’de, Türkler, Ermeniler, Rumlar uzun yıllar boyunca birlikte barış içinde yaşayarak kültürel mozaiğin en güzel örneklerini sergilemişlerdir.

Bugün de bu kültürlerin izlerini, Yeni Mahalle, Büyükdere, Tarabyagibi semtlerimizde hem mimari hem de kentsel doku açısından görmek mümkündür.

Sarıyer’in Rengi Romanlar

Sarıyer, tarih boyunca İstanbul’a yapılan göçlerden nasibini fazlasıyla almış bir ilçemizdir. Sarıyer’in önemli bir rengini oluşturan ve eskiden Muhacir Mahallesi olarak da bilinen Çayırbaşı'da bu göçlerle oluşmuştur.

İnançlar

Tarih boyunca farklı inançların merkezi olmayı başarmış Sarıyer’de bir cami, kilise ve sinagogu yan yana görmek mümkündür.

Eğitim

Sarıyer bir eğitim ilçesi olma yolunda önemli bir potansiyele sahiptir. İlçemizde 2009 yılı itibariyle 47 okul öncesi, 50 ilköğretim ile 31 lise ve dengi eğitim kurumu bulunmaktadır.

Sarıyer, Türkiye’nin sınırları içerisinde en çok üniversite bulunan ilçesidir. İTÜ, Boğaziçi, Koç üniversitelerinin yanı sıra Marmara, Işık, Beykent, Yıldız Teknik üniversitelerinin bazı bölümleri ile İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Sarıyer sınırları içerisindedir.

Eğitim Durumu

2008 yılı verilerine göre, ilçemizde 6 yaş üzerinde okuma-yazma bilen sayısı 216,951 kişidir. Bunun 105,946’sını kadın, 111,005’ini ise erkek nüfus oluşturmaktadır.

İlçemizde 6,602’si kadın, 1,291’i erkek olmak üzere toplam 7,893 kişi ise okuma-yazma bilmemektedir.

Toplam nüfus içinde 30,174 kişinin eğitim durumu hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

Sağlık

Sarıyer, ormanı, denizi ve İstanbul’un merkezlerine oranla temiz havasıyla sağlık turizmi açısından son derece uygun bir coğrafyaya sahiptir. İlçe sınırları içerisinde 4 hastane (İstinye Devlet Hastanesi, Acıbadem Maslak Hastanesi, Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İsmail Akgün Devlet Hastanesi), 23 sağlık ocağı, 99 eczane ve 7 poliklinik bulunmaktadır.

Spor

Sarıyer spor alanında büyük potansiyele sahip bir ilçe konumundadır. Başta futbol olmak üzere sporun bütün dallarında gelişmeye açık bir potansiyele sahiptir. Ancak deniz sporları açısından önemli potansiyele sahip olmasına karşın bugüne kadar değerlendirilememiştir.

İlçede bir profesyonel, 22 amatör ve bir de belediye ait spor kulübü bulunmaktadır.

1940 yılında kurulan Sarıyer Spor Kulübü 1982-1994 ile 1996-1997 yıllarında Süper Lig’de mücadele etmiştir. Bu sezon 2. Lig’de oynamaktadır.

İlçede yaygın bir amatör spor kültürü bulunmaktadır. Sarıyer Belediyesi de amatör kulüplere her türlü desteği vermektedir.

Sarıyer Belediye Spor Kulübü ise çocukların ve gençliğin spora yönlendirilmesi amacıyla sporun birçok dalında hizmet vermektedir. Bu sayede uluslararası başarılara imza atan birçok sporcu yetiştirilmiştir.

İlçedeki önemli spor tesisleri: Yusuf Ziya Öniş, Orhan Keçeli, Çayırbaşı ve Kilyos stadyumları, Mersinli Ahmet Kamp Eğitim Merkezi, Sarıyer Spor Salonu, EnkaSpor Kulübü Sadi GülçelikSpor Sitesi ile Darüşşafaka ve Efes Pilsen basketbol takımlarının iç saha maçlarını oynadıkları Ayhan Şahenk Spor Salonu.

İstinye ve Zekeriyaköy'de binicilik tesisleri bulunmaktadır.

Turizm

Sarıyer, her tür turizm açısından son derece uygun potansiyele sahip bir ilçedir. Doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra deniz turizmi açısından da İstanbul’un en önemli ilçeleri arasındadır.

Sarıyer, çok eski bir yerleşim bölgesi olması nedeniyle Bizans ve Osmanlılardan kalma çok önemli tarihi eserlere sahiptir. İlçe tarihi yapıları, camileri, kiliseleri, ayazmaları, tekkeleri, çeşmeleri, su bentleri, surları ve kaleleri, türbeleri, sarayları, köşkleri ve yalıları ile çok değerli bir tarihi mirası barındırmaktadır.

Sarıyer ilçesi çok uzun yıllar kıyılarındaki plajlarıyla bilinmekteydi. Bugün, İstanbul Boğazı kıyısındaki plajlardan yalnızca Altınkum ve Tarabya faaliyettedir. Deniz kirliliğinin artması nedeniyle Boğaz kıyısındaki plajlar kapanırken, bugün Karadeniz kıyısı turistik bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Kilyos başta olmak üzere Karadeniz’deki kumsallar özellikle yerli turistin yoğun ilgisini çekmektedir.

Sarıyer’in en önemli özelliklerinden biri de Boğaz sahili boyunca dizilen barlar, balık lokantaları, restoranlar, otel, motel ve diğer eğlence mekanlarıdır. Bu açıdan da önemli bir çekim merkezi olan Sarıyer, gelişime açık bir potansiyel taşımaktadır.

Turizm açısından önemli bir potansiyel de ormanlar oluşturmaktadır. Belgrad Ormanı, gezi yolları, kır gazinoları ile özellikle hafta sonları halkın ilgisini çekmektedir.

Sarıyer, son derece zengin ve değerli bir turizm potansiyeline sahip olmasına karşın turizm altyapısı olarak bu potansiyele yanıt verecek durumda değildir. Bugün ilçemizde, 4 otel, 3 pansiyon, 12 plaj, 174 restoran, 3 açık otopark, 4 sinema, tiyatro ve kültür merkezi bulunmaktadır.