Mustafa Kemal Atatürk

Tarihi Yerler

BENTLER

Bahçeköy sınırları içinde üç bent var. Bentlerden biri (Ayvat Bendi) hem Bahçeköy hem de Kâğıthane sınırları içindedir. Bentlerin hepsi de Belgrat Ormanı içinde olduğu için Bentler Bahçeköy ile bütünleşmiştir.

Bahçeköy ve Belgrat Ormanı içinde bulunan bentler İstanbul'un büyük kısmının su ihtiyacını karşılamaktadır. Bahçeköy'ün içinde ve Eski Bağlar deresi üzerindeki bent Topuzlu Bent'tir. 1750 yılında Sultan I. Mahmut döneminde inşa edilmiştir ve brüt su kapasitesi 160.000 m3.tür. Bu bende halk arasında Viran Bent de denilmektedir.
Bentler bölgesinde birbirine çok yakında bulunan bentlerden biri Valide Bendidir. Acı Elma Deresinin bir kolu üzerinde bulunan bu bent 1776 yılında tamamlanmıştır. Bent, Sultan III. Selim'in annesi Mihrişah Sultan adına yaptırılmış olduğu için Valide Bendi adını almıştır. Bu bendin su kapasitesi 225.000 m3'tür. Valide bendin az ilerisinde Sultan II. Mahmut Bendi vardır. Sultan II. Mahmut'un emriyle inşa edilmiş ve 1839 yılında tamamlanmıştır. Bu bende Yeni Bent de denilmektedir ve 217.000 m3 kapasitelidir. Bendin temel atma töreni için gelen Sultan II. Mahmut, Çayırbaşı'ndan saltanat arabası ile temel atma yerine giderken yolları ağaçsız görünce ağaçlandırılması talimatını vermiş ve Çayırbaşı ile Bahçeköy arasındaki yüzlerce çınar ağacı dikilerek yol ağaçlandırılmıştır. Bu ağaçlar asırlık ağaç olarak günümüze kadar geldiler.

Ayvat Bendi Kâğıthane Deresinin kolu olan Ayvat Çayı üzerine Sultan III. Mustafa'nın isteği üzerine 1765 yılında yapılmıştır. 156.000 m3 kapasitelidir. Kömürcü Bent (Bu bende Karanlık Bent, Topuz Bent de deniliyor) 1620 yılında Sultan II. Osman'ın emri ile Belgrat Deresi (Topuzlu deresi de deniliyor) üzerinde inşa edilmiş olup su kapasitesi 70.000 m3'tür.

Büyük Bent (Belgrat Bendi, Bend-i Kebir ve III. Sultan Ahmet Bendi de denilmektedir) Sultan III. Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Sultan III. Ahmet, Sadrazam İbrahim Paşa ile birlikte Belgrat Ormanlarına giderek, bu bendin yapılacağı yeri bizzat tespit etmiştir. Bent 1724 yılında tamamlanmıştır. Sultan II. Osman Bendi ile aynı suyolu üzerinde yapıldığı için bu iki bende Çifte Havuzlar denilmiştir. Çok sonraları kaldırılan Belgrat Köyü bu bendin hemen yanında bulunuyordu. Büyük Bendin su kapasitesi 1.318.162 m3'tür.

Büyük Bendin Roma döneminde ve 4. yy.da inşa edildiği, 7. yy.da İstanbul'u kuşatan kavimler tarafından tahrip edildiği bazı kayıtlarda mevcuttur. Tahrip olan bu Bent Sultan I. Süleyman (Kanuni) tarafından onarıldığı ve bilahare bendin tahrip olması üzerine Sultan III. Ahmet tarafından yeniden inşa edildiği (1724) de ifade edilmektedir. Bendin bir süre sonra yıkılması üzerine bu kez Sultan I. Mahmut zamanında (1730-1754) yeniden yaptırıldığı kayıtları da bulunmaktadır. Sultan II. Abdülhamit ise 1900 yılında bendi yükseltmiş ve su kapasitesini artırmıştır. Bu bentten, Bizanslar döneminde ve 6. yy.da İmparator Justinian tarafından yaptırılan Sultanahmet'teki Yerebatan Sarnıcına 19 kilometre uzaklıktan su getirilmekteydi. Yerebatan Sarnıcı Sultanahmet'te olup erken dönem mimarlık eserlerinden biridir. Yerebatan Sarnıcı 143 metre uzunluk 65 metre genişliğiyle toplam 9.800 m2'lik bir alanı kaplamaktadır. Sarnıçta 9 metre yükseklikte olan 336 sütun bulunmaktadır. Sütunlar 12 sıralı yerleştirilmiş olup her sırada 28 sütun bulunmaktadır.

Kirazlı Bent, Sultan II. Mahmut döneminde (1808-1839) yapılmış ve 1818 alında tamamlanmıştır. Bendin su kapasitesi 103.080 m3'tür. Bu bendin yakınında padişahların avlanmaya ve dinlenmeye geldiklerinde kullandıkları Hünkâr Köşkü koruma altında olup izinle gezilebilmektedir.

Valide Bendin karşısında ve Sultan Mahmut Bendi önünde ve yol seviyesiyle birlikte küçük bir bent daha var. Bu bendin tarihi özelliği yok. Bu bent Valide Bendin suları ile beslenmektedir.

Bahçeköy'deki tarihi eserler arasında Büyük Bent Kasrını da saymak gerekir Padişah III. Ahmet (1703-1730) tarafından 1717 yılında Belgrat Orman, içerisinde, tek katlı ahşap olarak yaptırılmıştır. Padişah bu kasrı gezileri ve avlanmaları sırasında istirahat için kullanmıştır. Zamanla yıpranan ve harap olan kasrı Padişah III. Selim (1789-1707) aslına uygun olarak onarmışsa da (1797) günümüze kadar gelememiştir.
Bahçeköy'ün tarihi eserleri arasında kemerler önemli yer tutar. Bahçeköy Kemeri bunlardan biridir. Bu kemere Sultan I. Mahmut Kemeri de denilmektedir. Bahçeköy Kemeri 1731 yılında Sultan I. Mahmut tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Kemerin uzunluğu 409 metre, yüksekliği 27 metre, genişliği de 3.25 metre olup 21 gözlüdür. Bu kemerden; Beyoğlu, Beşiktaş, Ortaköy, Galata, Kuruçeşme, Arnavutköy, Kasımpaşa ve Sultan'ın sarayına su veriliyordu.

Bir bölümü Bahçeköy sınırları içinde olan Paşa Kemeri, Bahçeköy ile Kemerburgaz arasındadır. Belgrat Ormanı içerisinde olan diğer kemerler: Eğri Kemer Kemerburgaz girişinde (bu kemere Kovuk Kemer de deniliyor) olup Bizans İmparatoru Andronikos tarafından yaptırılmıştır. Uzun Kemer Göktürk girişindedir (Bu kemere Sultan Süleyman Kemeri de denilmektedir). Kurt Kemeri (Bent Kemeri), Güzelce Kemer (Bu kemere de Gözlüce ve Kahveci Kemeri de denilmektedir). Belgrat Ormanındaki en muhteşem kemer Malova Kemeridir. Bu kemere Mongolova, Moğlava, Muallâk ve Mualla kemeri de denilmektedir. Kemer Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Kemerin uzunluğu 265 metredir. Orta kısmında ki dört büyük kemer vardır. Bunların her birinin açıklığı 18.40 m'dir. Bu kemere yanlış olarak, Jüstinie kemeri de denilmektedir. Böyle söylenmesine sebep ise, burada daha eskiden bulunan bir kemerin yerine bu kemerin yapılmış olmasıdır.

TARİHİ ESERLER

Belgrat Ormanı içindeki Neşet Suyu piknik yerinde yapılan kazılar sırasında meydana bir şehitlik ve mezar taşı çıkarılmıştır. Mezar taşında askeri birliğin ismi, numarası ve şehitlerin isimleri ve tarih (Hicri, 1287, Miladi: 1871)yer almaktadır.

Bahçeköy'deki tarihi eserlerden olan ve 1914 yılında Kilyos Yolu üzerinde yapılan Ameliyat Taburu Çeşmesi (Askeri birlikçe yapılmış ve o birliğin adını almıştır) yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı (1993). Bentler Çeşmesi (Sultan II. Mahmut Çeşmesi), bu bendin hemen yanında bulunan bir duvar çeşmesidir. Bent 1839 yılında yapıldığına göre çeşmenin yapılış tarihi de 1839 olmalıdır. Namazgâh çeşmesi Sultan II. Mahmut Bendinin sağ yanındaki yamaçtadır. Sultan II. Mahmut bendine giderken yolun sol kenarındaki çeşme de tarihi çeşmelerdendir. Kamer Suyu çeşmesi Bahçeköy'ün en eski çeşmesidir. Fakat eski çeşme yok olmuş yerine köy içinde 1963 yılında yeni bir çeşme yapılmıştır. Kamer Suyundan akış alan birkaç çeşme daha vardır ancak bu Çeşmelerin tarihi özellikleri yoktur. Kamer Suyuna Kamerice Suyu da denilmektedir. Kemer Mahallesine getirilen yeni bir kaynak suyu çeşmesi var. Suyu çok önceleri bulan kişinin ismi verilmiş, yapılan çeşmeye de Mahmut Ağa Çeşmesi denilmiştir.

Tarihi eserlerden olan Kilise ise Rumların mübadele ile gitmesinden sonra bir sure boş kaldı. Kilise, depo, cami ve kısa bir süre için okul olarak da kullanıldı ve son olarak 1977 yılında camiye dönüştürüldü.

Köy meydanındaki eski ahşap cami ise yıkılarak yerine yenisi inşa edildi ve 1991 yılında hizmete açıldı. Bu camiin eski cami ile hiçbir benzerliği ve tarihi özelliği yok. Köydeki diğer cami Kemer Mahallesinde olup Nuray Artam adına yapılmış ve 1993 yılında hizmete açıldı.

MEZARLIKLAR

Bahçeköy'de iki mezarlık var. Biri Kilyos Yolu üzerinde diğeri de Kemer Mahallesinin üst kısmındadır. Eski yerleşim bölgesi nedeniyle Rum Mezarlığı bulunması gerekiyorsa da herhangi bir azınlık mezarlığı ve kalıntısına rastlanmadı

ANIT AĞAÇLAR

Bahçeköy'de önemli miktarda anıt ağaç var. Çayırbaşı'ndan bentlerin girişine kadar uzanan yoldaki asırlık çınar ağaçlarından başka Belgrat Ormanı içinde sayılamayacak kadar değişik türde anıt ağaç bulunmaktadır. En önemli anıt ağaçlardan ikisi ise Bilezikçi Çiftliğindedir. Türkiye'nin en yaşlı ağaçlarından biri olan ve çiftliğe girişte solda bulunan çınar ağacının yaşı 1000'in üzerinde olup çevresi 12 m.dir. İçi kovuk olan bu anıt ağaç yaşamak için direnmektedir. Yine Bilezikçi Çiftliğinde ahırların yanındaki dişbudak da anıt ağaçlardan biridir ve 4.20 m çevresi vardır. Sadece Bahçeköy ve İstanbul'un değil Türkiye'nin en görkemli ağaçlarından biri olan ve "Uyuyan Çınar" adı verilen çınar ağacının yaşı 500'ün üzerinde olup dünya çapında bir tabiat anıtıdır.

Bahçeköy'deki öğretim kurumlarından biri İÜ Orman Fakültesidir. Bu okul ilk defa Orman Mektebi Alisi ismi ile (1857) kuruldu. 1880 yılında Maden Mektebi ile birleşmiş ve Orman ve Maadin Mektebi adını aldı. 1893 yılında okul kapatıldı ve orman dersleri Halkalı Ziraat Mektebinde verildi. 1903 yılında okulun adı Halkalı Ziraat ve Orman Mektebi oldu. 1910 yılında ise Orman Mektebi Alisi adıyla bir orman okulu kuruldu. Bu okul önce Sultanahmet Akbıyık'ta faaliyet gösterdi, kısa bir süre sonra Sarıyer'deki Horozoğlu Konağına (Eski Sarıyer Pertevniyal İlkokulu, sonra Halk Eğitim Merkezi şimdi ise Kültür Merkezi) daha sonra da Bahçeköy'e taşındı. 1919 yılında Muhtar Paşa Çiftliğinde sonra yine Sarıyer'deki Yedi Sekiz Hasan Paşa Köşkü, Orman Mektebi Alisi binası olarak kullanıldı. 1922 yılında tekrar Bahçeköy'e taşındı halen bu yerdeki 17 hektarlık bir alana yayılan kampusunda eğitim ve öğretime devam edilmektedir. Orman Mektebi Alisi 1934 yılında Orman Fakültesi adını aldı ve İstanbul Üniversitesine bağlandı. Sürekli gelişme gösteren İÜ Orman Fakültesi bünyesinde Ormancılık Meslek Yüksek Okulu açıldı (2000).

İÜ Orman Fakültesinde, İstanbul Üniversitesine Fakülte olarak bağlandığı 1934 yılından bugüne kadar; Ord. Prof. Dr. Mahzar Diker, Prof. Dr. Rudolf Pfeferkorn, Prof. Dr. Hans Mayer Wegelin, Ord. Prof. Dr. Mahzar Diker (İkinci kez), Prof. Dr. Asaf Irmak, Prof. Dr. Fehim Fırat, Prof. Dr. Faik Tavşanoğlu, Prof. Dr. Fehim Fırat (İkinci kez), Prof. Dr. Asaf Irmak (İkinci kez), Prof. Dr. Şeref Nuri İlkmen, Prof. Dr. Adnan Berkel, Prof. Dr. Selahattin İnal, Prof. Dr. Refik Erdem, Prof. Dr. Muharrem Miraboğlu, Prof. Dr. Kemal Erkin, Prof. Dr. Hayri Bayraktaroğlu, Prof. Dr. İsmail Eraslan, Prof. Dr. İbrahim Atay, Prof. Dr. İlhan Gülen, Prof. Dr. Burhan Aytuğ (arka arkaya iki dönem), Prof. Dr. Selçuk Bayoğlu (Arka arkaya üç dönem), Prof. Dr. Hasan Çanakçıoğlu (Arka arkaya iki dönem), Prof. Dr. Necdet Özyuvacı, Prof. Dr. Melih Boydak, Prof. Dr. Öznur Bülent Seçkin (Arka arkaya iki dönem), Prof. Dr. Tahsin Akalp (görevine devam etmektedir) dekan olarak görev yaptılar.